Ayakkabı
Fincanda bir ayakkabı belirdiğinde, telve o kişinin ayağının altından çekiliyor demektir. Bu sembol yerinde durmayı sevmez, her zaman bir yola, bir kapıya işaret eder. Kahve falına bakan biri ayakkabıyı gördüğü an gözü hemen burnuna kayar; burnun hangi yöne döndüğü, o evden kimin ayrılacağını, o kapıya kimin geleceğini söyler.
Ayakkabının burnu fincanın kulpundan dışa, ağıza doğru bakıyorsa, o kişi gidecektir. Bir iş için, bir kavga için ya da sadece iyice bir hava değişikliği için olsun, valizler hazırlanır. Burun içe, kulpa ve dibe doğru dönmüşse, bu sefer birisi o eve doğru yürümektedir; beklenmedik bir misafir, uzun süredir görülmemiş bir yüz kapıyı çalar.
Fincandaki yerine göre
Ağıza yakın çıkan ayakkabı, yolculuğun yakın olduğunu gösterir; hafta içinde, en çok bir iki ay içinde bir hareket vardır. Ortada duran ayakkabı, henüz kararı verilmemiş, düşünülmekte olan bir gidişe işaret eder — kişi belki kendisi bile bilmez ama yolu çoktan çizilmiştir. Dibe çökmüş, telvenin ağırlığıyla oraya yapışmış bir ayakkabıysa, geçmişte kalan bir yolculuktan söz eder; bitmiş bir ayrılık, artık iz olarak kalmış bir gidiş.
Büyüklüğü ve netliği neyi değiştirir
Kocaman, fincanın yarısını kaplayan bir ayakkabı, sıradan bir çıkış değildir; bavul toplanır, ev değişir, şehir değişir. Küçük ve tek başına duran bir ayakkabıysa günlük bir çıkışı, bir ziyareti anlatır — belki bir akraba ziyareti, belki bir randevu. Hatları belirgin, topuğu ve burnu net seçilen bir ayakkabı, o yolculuğun kesinleştiğini gösterir; falcı burada tereddüt etmez. Ama telve dağılmış, şekil ancak seçiliyorsa, yolculuk henüz olgunlaşmamış bir düşünceden ibarettir, kararı hâlâ değişebilir.
Yanındaki sembollerle birlikte okunuşu
- Ayakkabının yanında yol veya çizgi varsa, yolculuk uzundur ve dönüş belli değildir
- Kuş görülüyorsa, haber bu yolculukla birlikte gelir, gidenin ardından bir mektup ya da telefon beklenir
- Yüzük yakınında ise, yolculuk bir kavuşmayla, bir sözle sonuçlanır
- Kapatılmış, yani üzerine telve akmış bir ayakkabı, o yolculuğun bir engelle geciktiğini gösterir
- Yıldız yanında parlıyorsa, gidiş kişinin hayrınadır, dönüşü de rahat olur
Falcıların dilinde ayakkabı
Eski falcılar ayakkabıyı gördüğünde şaka gibi bir söz söyler: “Biri kapıya bakıyor, biri kapıdan bakıyor.” Bu söz tam da ayakkabının doğasını anlatır — o sembol hiçbir zaman durgun değildir, hep bir eşiktedir. Kulp tarafına yakın çıkan ayakkabı için de eskiden “ev sahibi kendi evinden çıkacak” denirdi; yani bazen gidecek olan, beklenmedik biçimde evin sahibinin kendisi olur. Fincanı çevirip bu şekli gören herkes, bir şeyin artık eskisi gibi durmayacağını bilir.